buca escort karşıyaka escort

bahçeşehir escort

gaziantep escort

10.5 Gazete

HASTA, ENGELLİ, SAKAT, ÖZÜRLÜ, KUSUR, GÜNAH DEDİNİZ…

HASTA, ENGELLİ, SAKAT, ÖZÜRLÜ, KUSUR, GÜNAH DEDİNİZ…
Nihat Karakazım
Nihat Karakazım( nkarakazm@yandex.com )
21 Mart 2020 - 13:50

21 MART DOWN SENDROMLULAR FARKINDALIK GÜNÜ.

 

Özel gereksinimi veya özel çabaya ihtiyacı olan çocuklarımıza hasta, engelli, sakat, özürlü, kusurlu, çürük, günahkar gibi yaftaları kullandınız ama hiçbir zaman farklılık demediniz.

Güle çiçek, papatyaya çiçek, sümbüle çiçek; bu kadar farklı bitkiye çiçek dediniz ama bir türlü downlu, otizmli, disleksi, görme yetisi olmayan, işitme yetisi olmayan, vs. çocuklarımıza, bireylerimize başlıktaki tüm yaftaları söylediniz. Onlara çocuk, birey, hanımefendi, beyefendi diyemediniz.

Bugün (21 Mart) Down Sendromlu özel çocuk ve özel bireylerimizin kendilerini anlamaları, kendilerini anlatmaları ve anlaşılmaları için ilan edilmiş farkındalık günüdür.

Down Sendromu ne demektir? Aslında hemen herkesin artık bildiğini sandığım bu terimi çok derine inmeden kısaca belirteyim.

İnsan vücudunu oluşturan kromozom sayısı 46’dır. Bu kromozomların 23’ü anneden , 23’ü de babadan gelir. Down sendromunda ise genetik bir farklılık görülür. 21. kromozom 2 değil 3 adet olur. ( Down sendromu, çeşitleri olmakla birlikte Trisomy 21 diye de bilinir.) Bunun sonucu olarak toplam kromozom sayısı 46 değil 47 olur. Yani down sendromu tedavi edilecek bir hastalık değil, genetik bir farklılıktır. Bu kromozomun sebebi anneden veya babadan kaynaklı olabilmektedir.

 

Neden 21 Mart?

Down sendromlu çocuklarımızı farklı kılan 21. kromozomun 3 tane olması rakamları özel kılmış ve 21 Mart Down Sendromlular Farkındalık Günü olarak kabul edilmiştir.

Her canlı, her insan gibi hepimiz farklıyız. Downlu çocuklarımızı farklı kılan sadece fiziki özellikleri veya başkaca da olabilir. Ancak her insan gibi bebek, çocuk, birey olarak gelişirler. Onlar da her insan gibi beslenme, temizlenme, korunma, ilgiye, sevgiye ihtiyaç duyar; acıkınca, bir yeri ağrıyınca veya sıkılınca ağlar, debelenir. Onlar da gülen, (downlu bebeklerin gülüşlerinde gökkuşağını görebilirsiniz.) Kızan, küsen canlılardır. Downlu gençlerin de cinsel istekleri, ergenlik bunalımı, aşık olanı, birey olma arzusu, kavga edeni, küstüğünde kollarını bağlayanı, sırtını döneni, eşyaları fırlatanı, kapıları vuranı, yüksek seste müzik dinleyeni, spor yapanı, güleni, dans edeni var. Yani tüm insanlar gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar.

Ve onlar da okur, onlar da üretir, onlar da hayata dair her şeyi yapabilir. Birçok örnek verebiliriz. Ayşegül Kara, Adana’da dünyaya geldi. “Bundan size hayır gelmez” dendi, okul çağına geldiğinde “Bu okuyamaz” diyerek okula alınmak istenmeyen Down Sendromlu genç kız herkese inat üniversiteyi bitirerek; tez hazırlayıp, cilt bakım üzerine, hem ustalık hem de usta öğreticilik belgesi aldı. Angela Bachillier, Down sendromlu ilk kadın belediye meclis üyesi olarak seçildi. Şu aralar İspanya Valladolid’a Ayuntamiento Belediyesinde çalışıyor ve siyasi kariyerine devam etmesi bekleniyor. Deniz Ayçe Karagöz, Almanca ve İngilizce biliyor, salsa, çaça ve vals yapıyor. İzmir Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği okuyor. Vs.vs.vs…

Ancak bir gerçek var ki; (bana göre) özel çocuklarımız kendine inansa da, güvense de; onlara engel olan ebeveynler, uzmanlar ve toplum. Maalesef engeli yaratanlar, çocuklarımıza bu ( engelli, sakat, özürlü) yaftaları kullanmaktan vazgeçmiyor. En anlamadığım ise; farklı olan çocuklarımız ve bireylerimizin farkındalığını topluma anlatacak, çocuklarımıza ve bireylerimize yol gösterecek onların ve ebeveynlerinin hayata hazırlanmalarına önderlik edecek olan ve bu misyonları üstlendiğini söyleyen STK’lar. Söz konusu yaftaları STK İsimlerinde kullanmaktan vazgeçmek bir yana altını kalın puntolarla çizmeye önem vermekteler. Birçok STK başkanı veya üyesi bize engelli deseler, sakat deseler ne olacak, bu gerçeği değiştirecek mi? demekte. Aslında asıl amacın ve düşüncelerinin o olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu sığ bir düşünce geliyor bana. Duygu sömürüsü amacı güdüyor gibi gelmekte. İnanın toplumda birçok insan çocuklarımızdan bahsederken, özel çocuklar veya özel gereksinimli çocuklar demekte, fakat eğitim almış belli kariyeri olan özel bireylerin, söz konusu yaftaları benimsemesi tuhafıma gitmekte. Bunu söyleyen özel birey veya özel birey babası-annesi şunu düşünüyor mu? Ki geçmişte hepimiz bu hatayı yaptık. “Hey topal, yandan çarklı, baksana çolak, buraya gel mongol, geri zekalı, ulan sakat vs. vs.” diye çağrılan bir özel çocuk veya gencimiz toplum içinde hangi psikolojiye bürünür.

Bizim downlu bireylerimiz de birçok şeyi başarır üretir. İşte 21 Mart bunun için var. Anlatabilmek, anlayabilmek, anlaşılabilmek için. Doğru eğitim ve doğru yol göstermeyle bizim özel çocuklarımız da öğretmen, aktör, sanatçı, berber, garson, milletvekili hatta bakan olabilir. Önemli olan özel çocuk aileleri, bu işe gönül vermiş STK’lar, farklılıklarının eğitimini alsınlar, doğru olanı yapsınlar, çocuklarımızın başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Önce inanmak gerekir sonra başlarsın, başladığında zaten bitmiştir.

21 Down Sendromlular Farkındalık Günü kutlu, umutlu ve sağlıklı olsun.

Selam olsun tüm Downlu ve özel çocuklarımıza, özel bireylerimize.

Selam olsun gülüşüyle gökkuşağını yaşatan gelecek downlu bebeklerimize.

Ve her şeye inat sana da inat covid19 HOŞGELDİN BAHAR BAYRAMI (NEVRUZ)

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

antakya escortiskenderun escortedremit escort

ankara escort

afyon escortsamsun escortagri escortescortkonya escortantep escortizmit escort